Sürrenal (Böbrek Üstü) Kitleleri: Ne Zaman Ameliyat Gerekir?

  •  Mayıs 1, 2026

Sürrenal (Böbrek Üstü) Kitleleri: Ne Zaman Ameliyat Gerekir?

Karın ağrısı için çektirdiğiniz bir tomografide ya da tamamen başka bir şikayet için yapılan MR’da radyoloji raporunda gözünüze çarpan o tek cümle: “Sağ sürrenal bezde yaklaşık 2 cm’lik kitle izlenmiştir.” O an çoğu hastanın aklına gelen ilk soru aynıdır: “Bu ameliyatlık bir şey mi?”

Güzel haber şu: Tesadüfen bulunan sürrenal kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve ameliyat gerektirmez. Ancak “hangileri takiple yönetilir, hangileri mutlaka çıkarılmalıdır?” sorusunun net bir cevabı vardır ve bu cevap üç temel faktöre dayanır: kitlenin boyutu, hormon üretip üretmediği ve görüntülemedeki radyolojik karakteri.

Bu yazıda, Avrupa Endokrinoloji Derneği’nin (ESE) 2023’te güncellediği kılavuz doğrultusunda sürrenal kitlelerde cerrahi kararının nasıl verildiğini, hangi testlerin yapılması gerektiğini ve ameliyat olmayan hastaların nasıl takip edildiğini anlatacağım.

Sürrenal Bez Nedir ve Ne İşe Yarar?

Sürrenal bezler ya da tıp dilindeki adıyla adrenal bezler, her iki böbreğin üst kutbuna oturmuş, üçgen biçimli, küçük ama son derece kritik hormon üreten iki organdır. İsimleri böbreğin üstünde bulundukları için bu şekilde konmuş olsa da böbreklerle fonksiyonel olarak doğrudan bir ilişkileri yoktur.

Bu küçük bezler, hayati önem taşıyan birkaç hormon grubunu üretir:

  • Kortizol: Stres yanıtı, kan şekeri dengesi, bağışıklık sistemi üzerinde etkili.
  • Aldosteron: Tuz-su dengesi ve tansiyon kontrolü.
  • Adrenalin ve noradrenalin: Ani stres yanıtı, kalp atışı ve tansiyon regülasyonu.
  • Cinsiyet hormonu öncüleri: Androjenlerin az miktarda üretimi.

Sürrenal bezdeki bir kitle, bu hormonlardan birini aşırı salgılamaya başladığında ya da hormon üretmeden sadece mekanik olarak bezi işgal ettiğinde tabloya girer.

Sürrenal İnsidentaloma: Tesadüfen Bulunan Kitleler

Günümüzde sürrenal kitlelerin büyük çoğunluğu hasta hiçbir şikayeti olmadan, başka bir nedenle (karın ağrısı, böbrek taşı şüphesi, akciğer emboli araştırması gibi) yapılan görüntülemede tesadüfen saptanır. Tıbbi literatürde bu durum “adrenal insidentaloma” olarak adlandırılır.

İnsidentaloma ne kadar sık? Rakamlar şaşırtıcıdır:

  • Bilgisayarlı tomografi çekilen erişkinlerin yaklaşık %4-5’inde bir sürrenal kitle saptanmaktadır.
  • Sıklık yaşla birlikte hızla artar: 20’li yaşlarda %1’in altında iken 70 yaş üstünde %7’ye ulaşır.
  • Bu kitlelerin çoğunluğu (yaklaşık %75’i) hormon üretmeyen, iyi huylu adenomlardır.

Yani sürrenalde bulunan bir kitle, ortalama bir hasta için “kanser” değil, çoğunlukla zararsız bir yapı anlamına gelir. Ancak bu, sürecin rahatlıkla ele alınabileceği anlamına gelmez: Her sürrenal kitle, iki temel soruya cevap aranana kadar ciddiye alınmalıdır.

  1. Kitle hormon üretiyor mu? (Fonksiyonel mi?)
  2. Kitle kötü huylu olma riski taşıyor mu?

Hangi Belirtilerle Doktora Başvurulur?

Hormon üretmeyen küçük sürrenal kitleler çoğunlukla tamamen sessiz seyreder ve ancak başka bir nedenle yapılan görüntülemede fark edilir. Ancak hormon salgılayan kitleler, salgıladıkları hormona göre belirgin bir klinik tablo oluşturur:

Kortizol fazlası (Cushing sendromu): Yüzde aydede görünümü, göbek bölgesinde kilo alımı, kol ve bacaklarda incelme, morluklara yatkınlık, ciltte mor çatlaklar (stria), yüksek tansiyon, kontrol edilemeyen diyabet, adet düzensizliği, osteoporoz.

Aldosteron fazlası (Conn sendromu): İlaçlara rağmen düşmeyen yüksek tansiyon, kas güçsüzlüğü, kramp, sık idrara çıkma, kanda potasyum düşüklüğü.

Katekolamin fazlası (feokromositoma): Ataklar halinde gelen baş ağrısı, çarpıntı, yüzde kızarma ve terleme üçlüsü, krizle gelen aşırı tansiyon yükselmeleri, panik atak hissi.

Androjen fazlası: Kadınlarda tüylenme artışı, ses kalınlaşması, adet düzensizliği, akne; erkeklerde genellikle sessiz.

Bu belirtilerden herhangi birini yaşayan ve daha önce sürrenal kitle saptanmış olan hastaların, genel cerrahi ya da endokrinoloji uzmanına başvurması büyük önem taşır.

Cerrahi Kararının Üç Temel Kriteri

Sürrenal kitlelerde ameliyat kararı asla tek bir parametreye bakılarak verilmez. Bilimsel kılavuzlar, şu üç kriterin birlikte değerlendirilmesini önerir:

  1. Kitlenin Boyutu

Boyut, kötü huylu olma riski açısından en sağlam belirteçlerden biridir. Genel kabul gören kanser riski dağılımı şu şekildedir:

Kitle Boyutu

Adrenokortikal Kanser Riski

4 cm altı

Yaklaşık %2

4–6 cm arası

Yaklaşık %6

6 cm üzeri

Yaklaşık %25

Bu tablo, cerrahi kararının neden boyuta bu kadar bağlı olduğunu açıklar. 4 cm üzerindeki sürrenal kitleler, ek olarak şüpheli radyolojik özellikler taşıyorsa kılavuzlar genellikle cerrahi çıkarımı önerir. 6 cm üzerindeki kitlelerde ise hormonal aktivite olmasa bile cerrahi tartışılır.

Ancak sadece boyuta bakıp karar vermek de yanıltıcı olabilir: Metastatik bazı adrenal kitleler 4 cm’nin altında kalabilir. Bu nedenle boyut tek başına yeterli değildir; görüntüleme özellikleriyle birlikte yorumlanır.

  1. Hormonal Aktivite (Fonksiyonel Tümör mü?)

Sürrenal kitlenin hormon üretip üretmediği, cerrahi kararında boyut kadar belirleyicidir. Tesadüfen bulunmuş, küçük ve görüntülemede tamamen iyi huylu görünen bir kitle bile, anlamlı düzeyde hormon salgılıyorsa cerrahi endikasyonu oluşturur.

Bunun nedeni basittir: Fonksiyonel tümörler küçük kalsa dahi hastada dirençli hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalık, osteoporoz ve metabolik sendroma yol açabilir. Bu yükü hasta üzerinden kaldırmanın yolu kitlenin çıkarılmasıdır.

Her insidentaloma hastasında şu hormonal taramalar önerilir:

  • 1 mg deksametazon süpresyon testi: Otonom kortizol üretimini dışlamak için.
  • Plazma ya da idrar metanefrinleri: Feokromositomayı dışlamak için (özellikle HU >10 olan kitlelerde).
  • Renin-aldosteron oranı: Yüksek tansiyonu ya da kan potasyum düşüklüğü olan hastalarda Conn sendromunu dışlamak için.
  • Androjen profili (DHEA-S, testosteron): Adrenokortikal kanser şüphesi veya virilizasyon bulgusu varsa.

Önemli bir güncel not: 2023 ESE kılavuzu, tomografide kontrastsız görüntülemede Hounsfield unit (HU) değeri 10 ve altında olan tipik benign kitlelerde feokromositoma olasılığı çok düşük olduğu için metanefrin taramasının rutin yapılmasını artık önermemektedir.

  1. Radyolojik Karakter: Görüntüleme Bize Ne Söyler?

Sürrenal kitlenin kötü huylu olup olmadığını anlamanın en pratik yolu, tomografideki özelliklerini yorumlamaktır. Radyologların üç ana parametreye baktığını söyleyebiliriz:

Hounsfield Unit (HU) Değeri: Kontrastsız BT’de dokunun yağ içeriğini yansıtan bir ölçüm. Yağdan zengin iyi huylu adenomlar düşük HU değeri verir.

  • HU ≤ 10, homojen kitle: Kötü huylu olma riski çok düşüktür. Güncel kılavuzlara göre bu tür kitlelerde, boyutuna bakılmaksızın ek görüntülemeye gerek yoktur.
  • HU 11–20 arası: Belirsiz kategori. Ek inceleme (MR, kontrastlı BT “washout” çalışması veya PET-BT) gerekir.
  • HU > 20 ve 4 cm üzeri, heterojen kitle: Kötü huylu olma riski anlamlı ölçüde artar. Bu tür lezyonlarda çok disiplinli bir değerlendirmenin ardından cerrahi genellikle tercih edilen yaklaşımdır.

Sınır Özellikleri: Düzgün ve keskin sınırlı kitleler iyi huylu yapıya işaret ederken, düzensiz ve lobüle sınırlar malignite açısından şüphe uyandırır.

İç Yapı Homojenitesi: Tek tip, düzgün içyapılı kitleler çoğunlukla adenom; içinde kalsifikasyon, kanama, nekroz alanları olan heterojen kitleler ise daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Cerrahi Kararında Özet Algoritma

Yukarıdaki üç kriteri birleştirdiğimizde pratik karar şeması şu şekilde özetlenebilir:

Kesin ameliyat endikasyonu taşıyanlar:

  • Anlamlı hormon salgılayan tüm kitleler (feokromositoma, Conn sendromu, Cushing sendromu yapan tümörler)
  • Kötü huylu ya da şüpheli radyolojik özellik gösteren 4 cm ve üzeri kitleler
  • Takip döneminde hızlı büyüme gösteren lezyonlar (6–12 ayda anlamlı çap artışı)
  • Adrenokortikal kanser düşündüren görüntüleme bulguları

Takiple yönetilebilenler:

  • Hormonal olarak sessiz, 4 cm altında, HU ≤10 değerlerine sahip homojen kitleler
  • Klasik iyi huylu radyolojik kriterleri karşılayan küçük adenomlar

Multidisipliner değerlendirme gerektirenler:

  • 4 cm üzerinde olmasına rağmen radyolojik olarak iyi huylu görünen kitleler
  • Hafif otonom kortizol üretimi (MACS) olan ve eşlik eden hastalıkları bulunan hastalar
  • Belirsiz görüntüleme bulguları olan 11–20 HU arası kitleler

Sürrenal Kitle Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Günümüzde sürrenal cerrahisinin altın standardı laparoskopik (kapalı) adrenalektomidir. Karına açılan 3–4 küçük kesi üzerinden yapılan bu yöntem, açık cerrahiye göre belirgin avantajlar sunar:

  • Daha az ameliyat sonrası ağrı
  • Daha kısa hastanede kalış süresi (genellikle 2–3 gün)
  • Daha hızlı iş ve günlük yaşama dönüş
  • Daha küçük kozmetik skar
  • Daha düşük yara yeri komplikasyonu

Günümüz cerrahisinde iki temel teknik kullanılır: transperitoneal laparoskopik yaklaşım ve posterior retroperitoneoskopik yaklaşım. İkincisi, özellikle daha önce karın ameliyatı geçirmiş hastalarda bir avantaj sağlar.

Peki açık cerrahi ne zaman gerekir? Tipik olarak şu durumlarda:

  • Kötü huylu olduğundan kuvvetle şüphelenilen 6 cm üzeri büyük kitlelerde
  • Çevre organlara invazyon bulgusu varsa
  • Lokal ileri evre adrenokortikal kanser söz konusuysa
  • Tümör damar yapılarına (vena cava gibi) uzanım gösteriyorsa

Feokromositoma ameliyatları ise özel bir hazırlık gerektirir: Ameliyattan önce 1–2 hafta süreyle alfa-bloker ilaçlarla hasta hazırlanır, aksi takdirde ameliyat sırasında hayati tansiyon dalgalanmaları yaşanabilir. Bu nedenle feokromositoma şüphesi, deneyimli bir ekibin önemini daha da artırır.

Ameliyat Olmayan Hastalar Nasıl Takip Edilir?

Cerrahi gerekmeyen sürrenal kitlesi olan hastaların düzenli takibe girmesi kritik öneme sahiptir. Kılavuzların önerdiği takip şeması yaklaşık olarak şu şekildedir:

Radyolojik takip: Belirsiz özellikli kitlelerde 6–12 ay sonra BT ya da MR ile yeniden değerlendirme; iyi huylu görünümlü stabil kitlelerde rutin görüntülemeye genellikle gerek kalmaz.

Hormonal takip: Başlangıçta hormonal testler normalse, 4–5 yıllık takip dönemi boyunca yılda bir kontrol önerilir. Bu süreçte yeni belirtiler ortaya çıkarsa daha erken değerlendirme yapılır.

Takip döneminde kitlenin 5 mm’den fazla büyümesi, yeni hormonal aktivitenin ortaya çıkması ya da görüntüleme özelliklerinde değişim olması durumları cerrahi kararının yeniden tartışılmasını gerektirir.

Özel Durumlar: Genç Hastalar, Gebelik ve Çift Taraflı Kitleler

40 yaş altındaki hastalar: Bu yaş grubunda iyi huylu adenom sıklığı daha düşük, malign tümör oranı görece daha yüksektir. Bu nedenle güncel kılavuzlar, genç hastalarda belirsiz sürrenal kitlelerde daha proaktif bir cerrahi yaklaşım önermektedir.

Gebelik: Gebelikte saptanan sürrenal kitleler — özellikle feokromositoma — hem anne hem de bebek için ciddi risk oluşturur. Bu nedenle gebelikte multidisipliner ekip kararıyla daha aktif bir tedavi planı oluşturulur.

Çift taraflı (bilateral) kitleler: Her iki sürrenal bezde aynı anda kitle görüldüğünde, konjenital adrenal hiperplazi, makronodüler hiperplazi veya metastatik hastalık gibi daha karmaşık tablolar gündeme gelir. Bu hastalar, tek taraflı kitlelerden farklı bir algoritmayla değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Sürrenal kitle kanser midir? Sürrenalde bulunan kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huylu adenomlardır. Kanser riski kitlenin boyutu, radyolojik özellikleri ve hormonal aktivitesiyle değişir; 4 cm altındaki tipik iyi huylu görünümlü kitlelerde kanser olasılığı %2 civarındadır.

Sürrenal ameliyatı sonrası yaşam nasıl etkilenir? Tek taraflı adrenalektomi sonrası diğer sürrenal bez, vücudun hormon ihtiyacını tamamen karşılayabilir. Hastalar genellikle ömür boyu hormon replasmanına ihtiyaç duymadan normal yaşamlarına devam eder. Kortizol salgılayan tümör ameliyatı sonrası, karşı bezin baskılanmış olması nedeniyle geçici steroid desteği gerekebilir.

Ameliyat olmazsam ne olur? Takip kriterlerini karşılayan küçük, hormonsuz ve iyi huylu görünümlü kitleler için ameliyat olmamak tamamen güvenli bir seçenektir. Önemli olan kılavuzlara uygun görüntüleme ve hormonal takibin aksatılmamasıdır.

Sürrenal kitleye biyopsi yapılır mı? Kılavuzlar, sürrenal kitlelere rutin biyopsi yapılmasını önermez. Biyopsi yalnızca vücutta başka bir kanser hikayesi olan ve metastaz şüphesi taşıyan özel durumlarda düşünülür. Feokromositoma şüphesi varken yapılan biyopsi, hayati tehlike yaratabilecek hipertansif krize yol açabileceği için özellikle kaçınılması gereken bir işlemdir.

Laparoskopik adrenalektomi sonrası iş hayatına ne zaman dönülür? Komplikasyonsuz laparoskopik bir ameliyat sonrası ofis tipi işlere genellikle 10–14 gün içinde, ağır fiziksel aktivite gerektiren işlere ise 4–6 hafta içinde dönüş mümkündür. Her hastanın iyileşme hızı farklı olabilir; takip eden cerrahın yönlendirmesine uyulmalıdır.

Sonuç: Sürrenal Kitle Saptandıysa Ne Yapmalı?

Görüntüleme raporunda sürrenal kitle ifadesiyle karşılaştığınızda paniklemenize gerek yok — ancak bu bulguyu asla geçiştirmeyin. Doğru yaklaşım, deneyimli bir genel cerrahi ya da endokrin cerrahi uzmanına başvurarak şu üç soruya net cevap almaktır:

  1. Bu kitle hormon üretiyor mu?
  2. Radyolojik özellikleri iyi huylu mu yoksa belirsiz mi?
  3. Boyutu ve takibindeki davranışı cerrahi gerektiriyor mu?

Doğru tanısal değerlendirme yapıldığında, hastaların büyük çoğunluğu ameliyatsız takiple güvenle yönetilebilir. Cerrahi gerektiren seçilmiş vakalarda ise laparoskopik adrenalektomi, çok yüksek başarı oranları ve hızlı iyileşme süreleriyle güvenli bir tedavi seçeneği sunar.

 

Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Eser, 1990 yılı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup,  VM Medical Park Pendik Hastanesi’nde hasta kabul etmektedir..

Profesör Dr. Mehmet Eser sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin