Tiroid Nodüllerinin Tanımı ve Sıklığı

  •  Ağustos 29, 2025

Tiroid Nodüllerinin Tanımı ve Sıklığı

Tiroid nodülleri, tiroid bezi içinde çevresindeki normal dokudan farklı kıvamda olan ve radyolojik olarak sınırları belirlenebilen lezyonlardır. Toplumda sıkça rastlanan bir durum olup, elle muayenede %3-7 oranında saptanırken, ultrason (US) ile bu oran %20-76’ya kadar çıkmaktadır. Nodül sıklığı yaşla birlikte artış gösterir. Türkiye’de 18-65 yaş arası sonografik prevalans %23,5 iken, 65 yaş üzerinde bu oran %37,4’tür.

 


Klinik Değerlendirme ve Tanı
Klinik değerlendirmede üç temel soruya yanıt aranır: nodülün aşırı hormon üretip üretmediği (hiperfonksiyon), kanser riski taşıyıp taşımadığı ve bası semptomlarına yol açıp açmadığı.

Tanısal işlemler şunları içerir:


Anamnez ve Fizik Muayene: Hastanın öyküsü (ailede tiroid kanseri, radyasyona maruziyet vb.) ve nodülün fiziksel özellikleri (sertlik, çevre dokulara yapışıklık) değerlendirilir.

 


Tiroid Ultrasonu (US): Nodüllerin değerlendirilmesinde vazgeçilmez bir yöntemdir. Nodülün boyutu, yapısı (solid, kistik), sınırları ve kanlanması gibi özellikleri incelenerek malignite riski değerlendirilir.

 


Tiroid Fonksiyon Testleri (TFT): Tüm hastalarda TSH düzeyi ölçülmelidir.


Tiroid Sintigrafisi: TSH düzeyi düşük ve nodül boyutu 1,5 cm’den büyükse yapılır. “Soğuk” nodüllerde malignite riski %15 iken, “sıcak” nodüllerde bu risk %1’den azdır.

 


İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB): Riskli görülen nodüllerden sitolojik örnekleme yapmak için kullanılır.

Risk Faktörleri ve Malignite Şüphesi
Tiroid kanseri için risk faktörleri arasında çocuklukta baş-boyun bölgesine radyoterapi alınması, ailede tiroid kanseri öyküsü, iyonize radyasyona maruziyet, nodülün hızlı büyümesi, ses kısıklığı gibi bası bulguları, erkek cinsiyet ve ileri yaş bulunmaktadır.

 

Ultrasonografide hipoekojenite, mikrokalsifikasyon, düzensiz sınırlar, halo yokluğu ve artmış intranodüler kanlanma gibi bulgular malignite şüphesini artırır.

Tedavi ve Yönetim
İİAB sonuçlarına göre tedavi planlanır. Sitoloji sonuçları “Bethesda Sistemi” gibi uluslararası sistemlere göre sınıflandırılır.

 

Benign (İyi Huylu): Genellikle takip yeterlidir.


Malign (Kötü Huylu) veya Şüpheli: Cerrahi tedavi (lobektomi veya total tiroidektomi) önerilir.


Önemi Belirsiz Atipi/Folliküler Lezyon: Sonografik riske göre biyopsi tekrarı veya cerrahi düşünülebilir.

Cerrahi operasyon öncesinde hastanın hormon düzeylerinin normal olması (ötiroidi), ses tellerinin muayenesi ve kalsiyum düzeylerinin kontrolü gibi hazırlıklar yapılır. Cerrahi sonrası, patoloji sonucuna göre ek tedaviler (tamamlayıcı tiroidektomi, radyoaktif iyot tedavisi) gerekebilir.


Cerrahi Teknikler
Geleneksel “kolye insizyonu” ile yapılan tiroidektominin yanı sıra, boyunda iz bırakmayan endoskopik teknikler de geliştirilmiştir. Bu teknikler arasında TOETVA (ağız içinden), BABA (göğüs ve koltuk altından) ve aksiller (koltuk altından) yaklaşımlar bulunmaktadır

Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Eser, 1990 yılı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup,  VM Medical Park Pendik Hastanesi’nde hasta kabul etmektedir..

Profesör Dr. Mehmet Eser sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin